Her zaman gülümseyen güzel insan Erol Evgin’in sunduğu ‘’Aileler Yarışıyor’’ programını hatırlayacaksınızdır. Şöyle sorardı soruyu üstad; ‘’Yüz kişiye sorduk ve beş popüler cevap arıyoruz.‘’ Şimdi ben de sorumu bu şekilde sorup beş popüler cevabı irdeleyeceğim. Bakalım sonunda bir kök nedene ulaşabilecek miyiz? Gelsin sorumuz! – En popüler ayrılık nedeni…

  • Sadakatsizlik / Aldatma

İşte beklenen cevap! Kabul edin ki hepinizin aklına ilk neden olarak bu geldi. Çağımızın vebası aldatma veya benim daha fazla kullanmayı tercih ettiğim tabir olan sadakatsizlik, milyonlarca ilişkiyi yedi, bitirdi. Erkek çeşit olsun niyetiyle aldattı, kadın intikam niyetiyle… Erkek çapkın desinler diye aldattı, kadın eksik kalan sevgiyi tamamladı. Sonuç olarak her iki taraf da önce kendini sonra ilişkisini aldattı.

Bir insan saygısını kaybettiğinde aldatır arkadaşlar. Yukarıda erkek ve kadın için ayrı ayrı saydığım aldatma nedenlerini ters çevirerek erkeği kadına, kadını erkeğe yazabilirsiniz. Arkadaşları çapkın desin diye aldatan insandan tutun da, intikam almak için aldatan insana kadar herkes karşısındakine olan saygıyı kaybettiği için böyle bir yola girmiştir.

  • Aşkın Bitmesi

İşte size en karmaşık nedenlerden birisi daha. ‘’Ben ayrılmak istiyorum sevgilim, çünkü sana eskisi kadar aşık olduğumu düşünmüyorum.’’ Ölçüm mü yaptırdın arkadaşım? Bu aşk bir takometreye mi bağlı? Aşk bitmesi ne demek? Sen şuna, zaten hiç aşık olmamıştım desene, biz de mangal gibi yüreğine saygılarımızı sunalım…

Aşk, sevgi, saygı, şevkat gibi soyut kavramlar ölçülemezler. Varlığını ya da yokluğunu bilirsiniz ama miktar belirtemezsiniz. Ancak bir yastıkta kocanan tüm ilişkilerin evreleri olarak sayabilirsiniz. İçinizde yoğun hissettiğiniz ihtirasla bir aşk yaşarsınız, sonra o aşk yerini sevgiye bırakır. Belki hergün dakikalarca öpüşmek istemezsiniz ama alışkanlıklarınızın getirdiği sevgi, onsuz yapamamanızı sağlar. Sonra yıllar geçer ve karşınızdaki insanın hala yanınızda olmasına saygı duyarsınız. Nihayet hayattaki son günlerinizi paylaştığınızda, içinizde derin bir şevkat hissi olacaktır.

  • Maddi Durum

Ne oldu? Yoksa otobüse binmek artık ağır mı gelmeye başladı? Ya da artık sahilde el ele yürümek yerine valeye araç bırakmak mı istiyorsun? Şimdi, ‘’sen fakirsin’’ diye ayrılıyorum da diyemezsin. O zaman bir önceki madde imdadına yetişecek. Aşk bitti, yapı paydos…

Televizyon dizileri ve sosyal medya bize öyle dünyalar sunuyor ki; sanırsın herkes ağa torunu, herkes soylu bir aileden geliyor. Artık ‘’Köyden İndim Şehire’’ diye bir film çekilmiyor. ‘’Bizimkiler’’ dizisi de yok. ‘’Süper Baba’’ hak getire… Bize, bizi, bizden iyi anlatan bu yapımlar yok artık. Ne var peki? ‘’Hercai’’ var mesela. Konaklarda büyüyen hanımağa torunu öldürülen annesinin intikamını alıyor. Ya da ‘’Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz’’ var. Motto güzel de adamlar silah kaçakçısı. Parayı tırla taşıyorlar. Şimdi yaz geldiğine göre, zengin ajans sahibiyle yanına verilen stajyer kız aşkını izlemeye de hazırız. Bunları izleyen genç nesillerin de canı çekiyor tabi, çeker… Sosyal medya hesabından elinde kahve, kolunda binlerce liralık saat ve direksiyon üzerindeki otomobil marka amblemini gösteren fotoğrafı paylaşmayana saygı duymuyoruz biz artık. O kadar!

  • Aile Baskısı / Kültürel Farklılık

‘’Kız arkadaşım biraz açık mı giyiniyor sanki?’’ Soru olağan da, neden tam da annenle tanıştırmadan hemen önce geldi bu soru aklına? Oysa daha geçen yaz Bodrum’da fink atarken çok da umursuyor gibi değildin… ‘’Erkek arkadaşımın hem uzun saçları hem de kulaklarındaki küpeler biraz abartı duruyor sanki?’’ İyi de ilk tanıştığında sen o metalci asi tavrına vurulmamış mıydın bu çocuğun? Yoksa babana nasıl anlatacağız sıkıntısı mı bu? Sen hiç sıkıntı yapma, babandan fırçayı yiyince ayrılırsın…

Bir insanla karşılaştığımızda, üç saniye içerisinde ilk kanıya varıyoruz. Bu tez, bilimsel bir çalışma ile ispatlanmıştır. Yani, ailelerimiz de üç saniye içerisinde yanlarına götürdüğümüz sevgilimiz hakkında dış görünüşü ile bir karar vereceklerdir. Görüşme sonrasında da babanın asık suratlı sessizliği, annenin ‘’ben nerede yanlış yaptım!’’ haykırışları, kararlarını açık edecektir. Şimdi artık iş sizde. Sevgilinizin nasıl göründüğüne bakmaksızın, hangi milletten hangi mezhepten olduğuna bakmaksızın saygı duyuyorsanız, ilişkinize sahip çıkıp dik duracaksınız. Yok bu sıkıntıya katlanacak kadar saygınız yoksa, ayrılacaksınız.

  • İlgisizlik

Erkek arkadaşınız kaç saat oyun oynuyor? Ya da arkadaşlarıyla birlikteyken sizin varlığınızı unutuyor mu? Erkek gözüyle de bakalım; Kız arkadaşınız telefonda üç saat dedikodu yaparken gerçekten mutlu musunuz? Ya da iş çıkışı buluştuğunuzda, sadece iş yerinde olanlardan bahsediyor ve sizin nasıl olduğunuzu bile sormuyor mu? Siz bir yolunu bulup anlattığınızda sıkıntılarınızı küçümsüyor mu? Hayırlı olsun! Ya ayrılacaksınız ya da siz artık bir aldatma adayısınız.

Özellikle uzun süreli ilişkilerde çiftler birlikte büyümekteler. Karakterler, ilgi alanları ve hassasiyetler değişmektedir. Üniversite yıllarında kafelerde batak oynayan çiftler, artık iş hayatına atılmış ve belli miktarda iş yönetmekteler. İlla ki herkesin kendi işi en zor ve en yoğun olanıdır. İlla ki, herkesin kendi yöneticisi en çekilmez olanıdır. Sonuçta bu durum bir süre sonra çiftlerden birinin, diğerinin sorunlarını ve dertlerini küçümsemesine ve artık ona olan ilgisini kaybetmesine neden olur. Saygının kaybolması ile birlikte ayrılık, kaçınılmazdır.

En popüler beş ayrılık sebebini inceledik, gördük, öğrendik. Bazılarını zaten yaşamıştık, diğerlerini de yaşamaya adayız. Tüm ayrılık nedenlerinin ortak noktasının karşılıklı saygıdan geçtiğini fark ettiğinizi umuyorum. Sadece çekici bulduğunuz için başladığınız bir ilişkide ayrılık, kaçınılmaz son olarak karşımıza çıkacaktır. Siz siz olun, hayatınıza alacağınız insana ne kadar saygı duyuyorsunuz ve tüm çevresel etkenleri göz önünde bulundurarak, ne kadar daha saygı duyabileceksiniz, bunu düşünün. Çünkü mutluluğun formülü çok açık; bir o, bir sen ve ille de saygı…

Sevgiler… SKR

Leave a Reply