Neden kolay iletişim kuramadığını hiç düşündün mü? Çok beğendiğin bir kadının yanına gidip merhaba deme cesaretini nerede kaybettin? Hayır cevabı almak neden bu derece ”fobi” halini aldı? Çünkü benliğinde olanı öyle bir değiştirdiler ki, artık fıtratında ben kalmadı…

Bu yazımda kendinizi tekrar bulma yönünde bir keşfe çıkacağız. Eğer farkındalık oluşturmayı başarırsak, çözüm kendiliğinden gelecektir. Daha açık bir tabirle; alfa olmayı nerede kaybettiysen, tam olarak oraya gideceğiz. Umuyorum ki, bu yazının sonunda kim olarak doğduğunu hatırlayıp, özüne geri döneceksin.

Tüm canlılar için düzen kadın üzerine kuruludur. Lider gözüken erkek olsa da, lider olma ihtiyacını illa ki bir kadın uğruna benimsemiştir. Çiftleşmek isteyen erkek hipopotam, öncelikle diğer bir erkekle savaşmalı ve onu uzaklaştırmayı başarmalıdır. Bu onu, uğruna ölümü göze aldığı kadına ulaştırdığı gibi, o alanında lideri yapar. Horoz tüylerini kabartır, aslan kükrer, insanın erkek cinsi ise alfa olur. Her erkek canlı için temel davranış, bir kadını etkilemektir. Eğer alfa erkeği kadınları etkileyebiliyorsa, nasıl alfa erkeği olunur? Bu özellikler senin yaratılışında var ise, nasıl kaybettin? Anlatalım…

  • Alfa erkeği, kendinden emindir. Tereddütleri yoktur. Doğru veya yanlış, bir karar verir, uygular.

Seni binlerce olasılıklar içerisinde kararsız bırakan hayat utansın! Küçük bir çocuktun daha. Üç yaşında ya varsın ya yoksun. Elinde oyuncakların var. Altın temiz, karnın tok. Ama tam da mutlu değilsin. Gözün saksı içerisinde duran renk renk menekşelerde. Keşfetmek istiyorsun. Dokunmak, hissetmek ve nasıl o kadar güzel görünüyorlar öğrenmek istiyorsun. Karar verdin, gidip elini atacaksın. Peki ya neden annene bakıyorsun? Çünkü iki gün önce tülleri çekip yerinden söktüğünde odana kilitlendin de ondan… Ya şimdi de aynısı olursa? Ya bu sefer daha da sinirlenip eline vurursa? beş saniye içerisinde uygulamadığın her kararın hükmü düşmüştür. Geçmiş olsun! Sen artık alfa erkeği değilsin…

İşte üç yaşındaki sen o saksıya dokunamadın diye, bugün pazarlama departmanında çalışan o çok beğendiğin kıza merhaba diyemiyorsun. Haydi dokun artık o menekşeye! Karar verdin, gideceksin yanına… Peki neden çevrendekilere bakıyorsun? Bu yapacağından daha doğal ne olabilir ki? Yıllar boyu süre gelmiş dünya düzeni, kadın erkek ilişkisi üzerine kurulu değil mi? Ama sen alaycı bakışlardan korkuyorsun. Sana hayır denmesinden korkuyorsun. Tekrar aldın eline oyuncak arabanı ve mutsuz mutsuz halıya vuruyorsun.

Senin fıtratında o saksıyı tutup devirmek var arkadaşım! Saksıyı devirip aslanlar gibi odana gidip cezanı çekmek var. Korkma! Sen alfa erkeğisin. O saksıyı sen varken oraya koyan düşünsün… Git o kıza bugün merhaba de. Hayır derse eğer, seni kaybeden o kadın düşünsün. Çünkü bu devirde senin gibi öz güven sahibi alfa erkeğini başka nerede bulacak? Ama emin ol, senin bu kendinden emin tavrın sayesinde, o da sana merhaba diyecek…

  • Alfa erkeği sebepsiz kıskançlıklar içerisinde olmaz. Kendisi ile barışıktır.

İlkokul sıralarında bir çocuk olarak oturduğun günleri hatırlayabiliyor musun? Kokulu silgin, arkası kemirilmiş kurşun kalemin ve beslenme çantanda yarısını yemediğin peynir ve domatesli ekmeğinle sen… Beş üzerinden üç aldığın bir matematik sınavının kağıdı var elinde. Üzerinde öğretmeninin notu; ” çalışırsan daha iyisini yapabilirsin”. Peki ya annenin bu sonucu gördüğünde sana ilk verdiği tepkiyi hatırlıyor musun? ”Ayşe Hanım’ın kızı Zeynep kaç aldı?”

O gün Zeynep o sınavdan beş aldı diye sen bugün kendinle tam anlamıyla barışık değilsin. Oysa annene neydi Ayşe Hanım’ın kızının aldığı nottan? Başarı denen tanım, neden bir başkasına kıyas üzerinden ölçülmeli ki? Senin için başarı; bir sonraki sınavdan dört almak olmalıydı. Oysa senin elinde, öne eğilmiş bir kafa ve beş alan Zeynep kıskançlığı kaldı.

Şimdi kaldır kafanı dostum! Çık o Zeynep kıskançlığından. Yani bırak o yan departmanda senden fazla maaş alan adamı. Sil kafandan çocukluk arkadaşının kullandığı lüks aracı. Ya da umursama artık kızların ilgisine boğulan o zibidiyi. Onların olanı boşver. Barış kendinle ve senin olanı al…

  • Alfa erkeği kendisini dinletmeyi bildiği gibi, karşısındakini de dinler.

Lisede ne de haylazdın değil mi? Ara ara tayfayla buluşup o günleri yad ediyorsundur mutlaka. Hani o felsefe hocası seni sınıftan atmıştı. Thales’in maddeci ve felsefeyi din dışında anlatmayı deneyen ilk filozof oluşunu anlattığında sen ayağa kalkıp ” Thales kafir miydi hocam?” diye sorup basmıştınız kahkahayı. Kendini müdür muavininin odasında bulmuştun.

Bugün artık bir alfa erkeği değilsen, o felsefe hocasının yediği halt yüzünden değilsin. Oysa haylazlık için sorduğun o soru, teşvik edildiğinde felsefi bir boyut kazanabilirdi. Bir fikir oluşturabilir, bugün yeni fikirler üretmekten çekinen biri yerine, ürettiği fikirleri anlatarak alkış toplayan biri olabilirdin.

Artık o felsefe hocası yok karşında. Sen de o haylaz ergen değilsin. Saçmalamaktan korkma! Sen konuştukça fikirler oluşacak, fikirler oluştukça saygı göreceksin. Kendini dinlettikçe çekici olacak, dinledikçe sevileceksin. Çünkü alfa erkeği fikirsiz bir şahsiyet olamaz…

  • Alfa erkeği cesurdur. Kolay olana değil, gerçekten istediğine yönelir.

Üniversite yılları ne çabuk geldi. Daha iki madde önce üç yaşında çocuktun. Şimdi çenende bir tutam cılız tüy var. Karşında da yaz tatilinde Ukrayna’ya gidip gelmiş arkadaşın. ”orada kızlar teklif ediyor abi! Sen bir köşede duruyorsun, onlar gelip seninle konuşmaya çalışıyor.” Şimdi bu arkadaşının dedikleri yalan da, senin bir inanasın var. Kolay çünkü…

2018 yılında Ukrayna’nın tek bir şehri olan Kiev’e yüz binden fazla Türk gittiğini biliyor musun? Ceplerindeki paraları gece kulüplerinde, striptiz kulüplerde, para karşılığı seks yapılan evlerde bırakıp geldiler. Ama Türkiye’de en güzel kızlar aşık olacakları bir alfa erkeği bulamadıkları için falcılara gidiyorlar. Oldu mu şimdi bu?

Sen cesur olamadığın için en güzel kızla değil de, emin olduğun kızla konuştun hep. O güzel kız da yalnızlıktan şikayet etti durdu. Senin arkadaşın Ukrayna’yı aklına soktu diye sen çevrendeki güzellikler için mücadele etmeyi bıraktın. Oysa senin fıtratında alanını muhafaza etmek var.

Sonuç olarak; uslu ol diye kararsız, başarılı ol diye kıskanç, dinlemeyi bil diye fikirsiz ve kolay olanı al diye korkak yetiştirilmiş olabilirsin. Ama bunlar sadece sana dayatılmış olan alışkanlıklar. Öğrenilmiş çaresizlikleri bırakıp yeniden doğduğun karaktere geri dön. Çünkü aslında alfa erkeği diye bir tanım yoktur, erkek alfadır…

Sevgiler… SKR

Leave a Reply